Gemiyle Yunan Adaları

santorini

Santorini 2015 yaz

Gemiyle yolculuk

İlk gemi yolculuğumuzu kalabalık aile olarak yaptık. (5 büyük + 2 küçük çocuk) Karada yaşadığımız birkaç aksaklık dışında gemiyle yolculuk konseptine çok sıcak bakmaya başladım. İzmir kalkışlı gemi turumuz 3 gece sürecek şekilde Midilli, Mikonos ve Santorini adalarında duracaktı. Biz 3 kişilik kompartmanda kaldık ve gayet rahat ettik. Klostrofobik bir durum yok 🙂 Kahvaltı için biz özel bir salon keşfettik. Hiç sıra olmuyor ve garsonlar size yardımcı oluyor. Sanırım diğer konuklar buranın ekstra ücretli bir restoran olduğunu düşündüğünden pek uğramadılar.

Midilli

Midilli için söylenecek çok bir şey yok aslında. Akşam 7 gibi vardık. Gemide akşam yemeğimizi yiyip çıktık kıyıya. Etrafta biraz dolaştık çok uzaklaşmadan. Buradaki Suriyeli göçmen problemi çok büyük malesef. Gemi 12’de kalkacaktı, kalkışı izlemek üzere geminin terasında 11.30’ta yerimizi aldık.

Mikonos

 

elia-mikonos mikonos

Gündüz

Elia Beach

Ulaşım otobüsle sağlanıyor. Çok büyük bir plaj. Denizi inanılmaz bir mavilikte. Plaj aileye uygun ama biz oradan ayrılırken gençler akın akın geliyordu(yaklaşık 5 gibi), akşamları büyük Mikonos partileri bu beachte de oluyor sanırım. Biz şezlong almak yerine restoranında yemek yemeyi tercih ettik. (2 şezlong 20€) Yemekleri gerçekten lezzetliydi, özellikle ekmek ve tabi ki zeytinyağı.

 

Akşamüstü

Mikonos’un daracık sokaklı çarşısını dolaşmadan olmaz. Gerçekten çok keyifli bir yer. Gece için gemide akşam yemeği yedikten sonra tekrar buraya döneceğiz.

Gece

Skandinavian Bar’a gittik tavsiye üzerine. Yerini biraz zor bulduk tüm sokaklar birbirine benzediği için, o yüzden birisine sorun boşu boşuna bizim gibi yarım saat dolanmayın. Çok fazla reklamı yapıldığı için çok turistik olabilir ama dışarıda güzel bir masaya oturup insanları izlemek gerçekten çok zevkli. 🙂

Santorini

santorini  santorini

Santorini Pinterest’te gördüğümüz gibi bir yer değilmiş, ya da ben çok değişik bir yönünü keşfettim bilmiyorum. Çünkü Santorini hafızama eşekler tarafından kovalandığım gün olarak kaydedildi. Ne yapsam silemiyorum.

Santorini’ye sabah varıyoruz. Akşam üstü 5’e kadar vaktimiz var Santorini’ye gemi demirleyemiyor o yüzden Üsküdar motorlarının daha da küçükleri gemiden alıp adaya taşıyor. Adaya gelince dünyanın en saçma görüntüsüyle karşılaşıyorsunuz.*foto

Neyse, teleferikle tepeye çıkıyoruz, dönüşte yürüyerek inin zevkli olur tavsiyesine uyacağız ilerleyen saatlerde, başımıza ne geleceğini bilmediğimiz masum ve mutlu anlarımız. Neyse yukarı çıkınca otobüs durağını buluyoruz, çünkü o Pinterest’te gördüğüm yerleri bulmak istiyorum.

Oia

santorini

Oia( ia diye okunuyor ) otobüsüne biniyoruz. Öyle yollardan gidiyoruz ki, bir yanımız uçurum, daracık yollar. Hava çok sıcak. Neyse geliyoruz.  Bir kilise var, küçük bir meydan. O kadar. Kalabalık bir yerlere gidiyor ama ben bizimkileri ikna edemiyorum, tam öğle güneşi tepemizde, dönelim diyorlar. Belki Pinterest Santorini’si oradadır kimbilir.

Kahve Molası

Hakkını yemeyeyim. Manzaraya karşı çok güzel kafeler var merkezde. Oturuyoruz bir yere, dinleniyoruz çünkü birazdan dönüş yoluna geçeceğiz.

 

 

Arkadaşım Eşek

santorini santorini

Teleferikle çıktığımız o dik tepeyi yavaş yavaş yürüyüş yolundan inmeye başlıyoruz. Geniş bir yol, ama taşlar kaygan bu sebeple yürümesi çok zor. Birden bununla karşılaşıyoruz. *eşek durağı foto

Evet, adanın tepesine çıkmak için eşek kullanan bazı çılgın kişiler var. Gülüp geçiyoruz. Eşek kokusu burnumuzun dibinde, güneş tepemizde yürümeye devam ediyoruz. Ta ki bir bağrış duyana kadar. Arkama baktığımda 10-15 eşeğin başı boş şekilde (sadece bir tanesinin üstünde adam var) “Deeh deh” diyerek üstümüze doğru koştuğunu görüyorum. Panikle bulduğum bir direğin arkasına saklanıyorum, eşekler bana sürtünerek geçiyor. Evet eşek yoluyla yürüyüş yolu aynı yer, hiç güvenli değil yapmayın etmeyin.

Deniz

Volkanik kırmızı plajı varmış. Ama yorumlarda çok kötü bahsedildiği için gitmedik. Eşek şokunu atlatmak için adeta Sarıyer sahilden denize girermiş gibi bulduğumuz ilk yerden denize girdik. Pişman değiliz.

santorini

Author: Dilhan

Dilhan 1990 yılında Eskişehir’de doğdu ve gözleri çekik. İlkokul yıllarında çok fazla japon şakalarına maruz kaldı ama henüz Japonya’ya gidemedi. Onun yerine Erasmus’la Torino’ya gitti ve Avrupa’yı gezdi. Bu sırada Bilgisayar Mühendisliği’ni bitirmeyi başaran Dilhan, yine Koç Üniversitesi'nde MBA eğitimini tamamladı. Şu an çocuklara piyano dersi veriyor ve bir bankada IT departmanında çalışıyor. En büyük hayali ise bir koalaya sarılmak :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir