Milano Gezi Önerileri

 
Üniversite yıllarımda -bu cümleyi kurmuş olmak biraz üzdü- İtalya’ya Erasmus programıyla 5 ay okumaya gittiğim için, İtalya’nın yeri bende ayrı. Ben Torino’da kalmıştım ama Milano tren ile sadece 2 saat uzaklıkta bir şehir olduğu için sık sık gidip gelmişliğim var. Erasmus’tan sonra da geçen sene tekrar gitme fırsatı buldum. O yüzden bu yazıyı hazırlamak istedim, umarım en yakın zamanda tekrar giderim.

Milano’ya Ulaşım

Pegasus Havayolları’yla Bergamo havaalanına iniyorsunuz. Burası Milano’ya yaklaşık 1 saat uzaklıkta bir şehir. Normalde Milano’da Malpensa Havaalanı var fakat ucuz bilet alabildiğiniz havayolları genelde şehir dışındaki havaalanlarına indiği için ekstra 1 saatlik yolu da göze almak gerekiyor. Havaalanından kalkan shuttle otobüsler Milano Centrale’ye – yani Milano’nun merkez tren istasyonun oraya götürüyor ki zaten şehrin merkezi oralar oluyor.

Milano’da Konaklama

 

İbis Milano Centro son gittiğimde konakladığım yer. İbis’i fiyat kalite bakımından çok uygun bulduğum için, gideceğim şehirde İbis varsa önce o otele bakıyorum. Milano’da da birkaç tane var ama bizim kaldığımız gerek rahatlık gerek konum bakımından şu ana kadar Milano’da kaldığım uygun fiyatlı otellerden en iyisiydi. Tabi ki lüks tercihler için de bir sürü seçenek var. Gitmeden önce Booking.com’ dan bakabilirsiniz.

 

Milano ve Çevresinde Gezilecek Yerler

milano-duomomilano-galleriamilano_galleria

Duomo

Duomo gerçekten çok görkemli bir katedral. Milano’ya gittiğiniz ilk gün kendinizi direk Duomo meydanına atabilirsiniz. Zaten hem Galleria hem de Duomo – e adı üstünde – burada bulunuyor.

Galleria Vittorio Emanuele II

Böyle alışveriş merkezi görülmedi. Chanel’ler Prada’lar Tods’lar, bir de yanında Mc Donald’s. Burda bir de boğa var, Galleria’nın tam ortasına gelince Duomo tarafından girdiyseniz solda kalıyor. Etrafında bir kalabalık çekik gözlü turist görüyorsanız durun, doğru yerdesiniz. Yerdeki bu boğanın malum bir tarafında topuğunuzla bir tur dönüp dilek dilemek adettendir. Yapınız, utanmayınız. Öyle kibar kibar kenarda beklerseniz sıra gelmiyor, biraz cengaver olup dalmak lazım. 🙂

via GIPHY

 

 

Milano’da Alışveriş

Kiko Türkiye’ye gelmiş olsa da ille de Kiko yine de Kiko. 2-3 €’luk farlar burda 20-25 TL’ye satılıyor. Gitmişken ne varsa alın derim ben. Onun dışında lüks mağazaları Galleria Vittorio Emanuele’de bulabilirsiniz. Buenos Aires ve Via Vittorio Emanuel’de ( Galleria’nın sağındaki cadde ) H&M, Zara vb. mağazaları bulabilirsiniz. Bu markalar genelde Türkiye’de de aynı fiyatlarda olduğu için ben çok alışveriş yapmayı tercih etmiyorum.

 

Günübirlik Portofino Gezisi

Portofino, o renkli binalarıyla görüp hep gitmek istediğimiz küçük sahil kasabası aslında o kadar da uzak değil. Milano gezinizi 4-5 gün gibi ayarladıysanız 1 gününüzü Portofino’da geçirebilirsiniz. Tren bileti 10€ civarında, gittiğiniz saatlere göre fiyatta değişiklik olabiliyor. Trenitalia‘nın sitesinden  kalkış Milano Centrale, varış S. Margherita Ligure-Portofino duraklarını seçtiğinizde size saat ve fiyatları çıkarıyor. İnternetten almanıza gerek yok, istasyonlardaki kiosklardan bilet almak çok kolay. Bu arada yolculuk 2-2.30 saat civarı sürüyor. Portofino da küçük olduğu için sabah gidip akşam döndüğünüzde dolu dolu bir gün geçirmiş olursunuz. Aşağıya bir resim bırakalım da ikna edici olsun.

portofino

 

Günübirlik Como Gezisi

İtalya’da trenle dolaşmak çok kolay diye bas bas bağıran bir yazı oldu sanırım. Hatta ne var canım Milano’yu boşverin trene atlayın dolaşın yazısı oldu biraz ama bence buraya kadar gelmişken Como’yu görmeden vallahi bırakmayız. George’un evini görür müsünüz bilmeyiz ama göl etrafında yürüyüş yaptıktan sonra teleferikle tepeye çıkıp “Sana bir tepeden baktım Como” diyebilir üstüne bir de sıcak çikolatanızı içebilirsiniz. George’lara kahveye geldik temalı Instagram paylaşımı yapmadan da dönmeyin sakın. Milano Nord Cadorna istasyonuna giderseniz ordan Como S. Giovanni durağına €5 ‘ ya gidebilirsiniz. Milano Centrale’den de Como’ya ulaşım mevcut. Hangi tren istasyonuna daha yakın konaklıyorsanız onu tercih edebilirsiniz.

 

Günübirlik Torino Gezisi

Torino’ya Milano’dan trenle ulaşım gerçekten çok kolay. Neredeyse her saat tren var ve 2 saat sürüyor. Biletler 10€. Torino’da 6 ay kaldığım için buraya çarşaf çarşaf yazı dökebilirim ama Milano rehberi olduğu için konuyu çok dağıtmıcam ve ayrıntıları Torino yazısına saklayacağım. Ama eğer günübirlik gitmeyi düşünürseniz  aşağıda yapabileceklerinizi kısaca özetledik. Bu arada inmeniz gereken istasyon Porta Susa.

torino_mole

-Sinema Müzesi ( Mole Antonelliana ) : Buraya kesin gitmelisiniz. Hem çok keyifli bir sinema müzesi, hem de tepesine çıktığınızda bütün Torino ayaklarınızın altında oluyor.

-Mısır Müzesi : Eğer Londra’da British Museum’a gittiyseniz bence hiç vakit kaybetmeyin burada. Hem çok kalabalık oluyor hem de havasız. Ama özel bir ilginiz varsa vakit ayırabilirsiniz.

-Piazza Castello : Porta Susa istasyonunda indikten sonra karşınıza çıkan caddeden dümdüz yürüdüğünüzde Piazza Castello’ya geliyorsunuz. Castello kale demek, sizi bir kale karşılıyor tabi.

-Piazza Vittorio Veneto : Piazza Castello’dan dümdüz yine devam edince bu meydana varıyorsunuz. Gerçekten çok büyük bir meydan ve bir sürü bar var. Bizim tavsiyemiz La Drogheria.

-Po nehri

-Via Roma : Yine Piazza Castello’ya çıkan caddelerden biri. Genelde mağazalar var ve sonunda yine büyük bir meydana ulaşıyorsunuz.

-La drogheria’da aperitivo : Piazza Vittorio Veneto’da bu barda aperitivo yapabilirsiniz. 🙂

 
 
 

Milano’da Yeme – İçme

Konu İtalyan mutfağı olunca kendimi kaptırdım yazarken. Gereksiz ayrıntılara bile girmiş olabilirim ama düşündükçe acıkıyorum galiba. 🙂 Galleria’nın içindeki restoranlar dış çevreye göre biraz daha pahalı ama adını hatırlamasam da içerisinde büyük bir salonu ve piyanosu olan yerde birkaç kez yemek yedik, gayet lezzetliydi.

cioccolati_italiani

Cioccolati İtaliani

Bence açık ara en en iyi gelatoyu burada bulabilirsiniz. Önce parayı ödeyip numara aldığınız bir sistem vardı, hala öyle mi işliyor bilmiyorum. Kesinlikle kornette almalısınız. Önce size akan çikolatalardan sütlü mü bitter mi yoksa kahvelimi diye seçtiriyorlar ve kornetin dibine ondan koyuyorlar. Daha sonra dondurmalarınızın soğukluğuyla o donuyor. Tavsiyem nutellalıdan yemeniz. Normal vanilyalı dondurmayı koyduktan sonra üstüne nutella koyarak servis ediyorlar. Sanırım herhangi bir yazımda herhangi birşeyi bu kadar ayrıntılı betimlememiştim. Nolur gidin yiyin. 🙂

 

 

 
 
 

Grom

Bu dondurmacı benim Erasmus’ta 10 kilo almamı pizzalarla, şaraplarla el birliği içerisinde teşvik etmiş bir yer. Arkadaşlarla napsak franchise veriyolar mıdır, İstanbul’a götürsek mi diye sorgulamamızı sağlayan bir dondurmacı. Tavsiyem Crema di Grom’u denemeniz. İçinde kurabiye parçaları var, gerçekten çok güzel.

luini_milanoLuini

Cioccalati Italiani’yi bulduysanız karşısındaki uzun kuyruklar olan yer olduğunu farkediceksiniz. İlk denememde aman bu neymiş diye yiyemeyip atmak zorunda kalmıştım -utanıyorum-. Panzerotti denen şey, basitleştirmek gerekirse çiböreğe benzeyen bir hamurişi. Çeşit olarak domates-mozarella veya benim favorim olan ıspanak-ricotta panzerottileri tavsiye ederim. Biz gün içerisinde restoran aramak yerine buradan panzerottilerimizi alıp, soluğu Cioccalati Italiani’de alıyorduk.

 
 
 

Ristorante da Oscar

Burası gerçekten inanılmaz biryer. Biraz erken gitmek gerekiyor, 8’e doğru açılıyordu sanırım biz tesadüfen tam açılış saatinde gitmiştik ve 15 dk içerisinde tüm yerler doldu. Çok büyük biryer değil, aksine klasik İtalyan lokantası gibi, salaş biryer. Makarnalar efsane lezzetli ve porsiyonlar baya büyük. Deniz ürünlü makarnasını ve tiramisusunu tavsiye ederim.

Brickoven

Pizzalarına “wow yediğim en iyi pizza” diyemesem de, birkaç şubesi olduğundan dolayı eğer karşınıza çıkarsa  acıktığınızda kendinizi buraya atmanızda bir sakınca yok. Pizzalar fırınlarda gözünüzün önünde hazırlanıyor ve yine Tiramisu çok güzel, yemeden çıkmayın.

La Rinascente – Teras

Eğer İstanbul’dan benzerini örnek vermek gerekirse, Nişantaşı Citys’deki Mahalle gibi-ki benzerlerini Avrupa’ya gidenler görmüştür- La Rinascente de bir alışveriş merkezi ve üst katında değişik restoranların yanı sıra biraz da Eataly’e benzer bir konseptle de hizmet veren yemek alanını görüceksiniz. Burada birkaç tanıdık restoran da görebilirsiniz ama terasta yer bulursanız gerçekten keyifli ayrıca güzel bir Duomo manzarası var.

Pizza Am

Burayı ben deneme fırsatı bulamadım ama teyzemler geçtiğimiz kış gittiklerinde TripAdvisor’dan bulup denemişler. Sıra bekleyebiliyorsunuz ama beklerken size şampanya ve dilim pizza ikram ediyorlarmış. İşletenler de çok tatlıymış. Şuradan yorumlara bakabilirsiniz.

Aperitivo nedir?

Aperitivo kültürüyle ben Torino’da tanıştım. Saat 6-9 gibi bar-cafeler açık büfe masa kuruyor. Atıştırmalık şeylerin yanı sıra sıcak yemek olarak makarna ve etli şeyler de olabiliyor. Siz içkinizi alıyorsunuz daha sonra bu açık büfeden sınırsız bir şekilde faydalanıyorsunuz. Arkadaş grubuyla gidildiğinde baya keyifli oluyor.

Author: Dilhan

Dilhan 1990 yılında Eskişehir’de doğdu ve gözleri çekik. İlkokul yıllarında çok fazla japon şakalarına maruz kaldı ama henüz Japonya’ya gidemedi. Onun yerine Erasmus’la Torino’ya gitti ve Avrupa’yı gezdi. Bu sırada Bilgisayar Mühendisliği’ni bitirmeyi başaran Dilhan, şuan Koç Üniversitesinde MBA yapıyor ve çocuklara piyano dersi veriyor. En büyük hayali ise bir koalaya sarılmak :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir