Alternatif Londra Rehberi – Christmas Zamanı Londra

Londra en en en sevdiğim şehirlerden biri olabilir. Pound bu kadar yüksek değilken daha sık gitme fırsatı buluyordum. Ama daha önce hiç Christmas zamanında gitmemiştim. Bu yüzden de aşırı heyecanlıydım. Biz bu geziye 4 kişi gittik ki Londra gibi konaklamanın çok pahalı olduğu bir yerde kalabalık gitmek avantajımıza oldu diyebilirim. Ayrıca beraber gittiğimiz arkadaşlarımdan Elif, yüksek lisansını Londra’da yaptığından onun da rehberliğinde bir sürü lokal yer keşfetme fırsatımız oldu. 🙂

Konaklama

Booking.com’dan tek yatak odalı bir dair ayarladık. Konumu mü-kem-mel. Temiz ve de fiyat/performansı çok iyi olduğundan buraya puanımız 8/10. Buyrun link bıraktık.

Konumu mükemmel demişken, yürüyerek bir çok yere gidebildiğiniz gibi evin altında Boots vardı!! 🙂 Şaka bir yana, pret a manger ve çok sevdiğimiz hamburgerci Byron da eve 5 dk yürüme mesafesindeydi. Metro da yürüyerek 1 dk uzaklıkta falandı. Daha ne olsun arkadaşlar konum 10/10 bence.

Nereleri Gezdik – Londra’da Gezilecek Yerler

Covent Garden

Londra’nın en hareketli meydanlarından birisi de  bu bölgede. Sürekli sokak gösterileriyle hareketlenen bölgede küçük pasaj gibi bir alanda da butik mağazalar bulabilirsiniz. Biz Ordinary marka ürünleri buradaki mağazasından aldık. Ayrıca büyük bir Apple Store da bulunuyor. Bölgede yine yemek için de bir sürü seçenek bulabilirsiniz.

Seven Dials

Buradaki sokakları ve dükkanları gezmeye bayıldık. Aşağıda bahsettiğim Noble Collection ve Forbidden Planet da buralarda. Bir de Seven Dials Market var ama aman diyim. Böyle bir havasızlık ve yağ kokusu olamaz. İnsanlar nasıl içeride oturabiliyordu biz anlayamadık.

Hyde Park

Hyde Park’ta gerçekten tüm günümü geçirebilirim. Yanınızda bir paket fındık-fıstık bulundurmayı unutmayın. Sincapları beslerken lazım olacak 🙂 Bir de akşam TİLKİ gördük arkadaşlar. TİLKİ.

Piccadily Circus

Image result for hermione ron harry piccadilly circus

Londra diyince herkesin gözünün önüne gelen büyük ekranların olduğu ve kırmızı otobüslerin vızır vızır geçtiği, aynı zamanda Hermione, Ron ve Harry’nin buharlaştığı yer olarak hatırlayabilirsiniz.

Soho

Tabi ki bir akşamınızda buralara yolunuzu düşürmelisiniz. Hava ne kadar soğuk olursa olsun her pub’ın önünde dışarılara taşmış ellerinde biralarıyla takılan gençlerin arasına katılıp kendinizi orada yaşıyormuş gibi hissetmeden olmaz! Akşam yemeği için de çok fazla alternatif var. Bizim gibi yılbaşı zamanı geldiyseniz Carnaby Street’in müthiş süslemesini de görmüş olursunuz.

Notting Hill

Image result for notting hill movie

Enn sevdiğim filmlerden biri Julia Roberts ve Hugh Grant’in oynadığı Notting Hill. Bu bölgeyi de tüm o karmaşasına rağmen çok seviyorum. Cumartesi günleri burada pazar kuruluyor. 2. el eşyalar bulabileceğiniz standlara uğrayabilir Gail’s’de güzel bir kahve molası verebilirsiniz.

Spitalfields

 

Pazar günü burada market kuruluyormuş. Biz de programımızı ona göre ayarlamıştık. Tiger ve & other stories gibi mağazaların yanısıra en sevdiğimiz şey tabiki sokak yemekleri. Çok fazla seçenek var, Türk mutfağı bile vardı. 🙂

South Kensington

Bir yarım gününüzü de buradaki müzelere ayırabilirsiniz. Ama bizim en sevdiğimiz National History Museum önündeki buz pateni pisti oldu. Christmas sebebiyle kurulan pistlerden bir tanesi de burada!

Knightsbridge

Arkadaşlar vakit buldukça buraya geliyorsunuz ve dolanıyorsunuz. Çünkü buraya adım attığımız ilk 5 dk içerisinde ardarda Dev Patel ve Edward Norton’u gördük. Ya bir de Benedict Cumberbatch, Emma Watson, Tom Hiddleston falan görseydik?? Harrods’ın süslenmiş binasını da görmüş olursunuz ünlü stalklamaya gelmişken.

Londra’da Gittiğimiz Christmas Marketler

Winter Wonderland – Hyde Park

Tabi ki meşhur Winter Wonderland, Londra’da yapılacaklar listemizde en üst sıradaydı. Hyde Park içerisinde kocaman bir alana yayılmış bir karnaval düşünün. Tüm klasik karnaval öğelerini içeriyor – sanki tüm çocukluğum karnavalda geçmiş gibi yazdım da filmlerden gördüğümüz kadar işte – . Ok atıp hedefi tutturana kocaman peluş oyuncaklar, yok efendim topla şişeleri devirirseniz bişeyler, bunun dışında korku tüneli, hediyelik standlar, yiyecek içecek alabileceğiniz standlar… Haftasonu çok kalabalık oluyormuş sanırım, biz perşembe akşamı gittiğimizde baya rahat rahat gezebildik.

Thames Nehri kenarı London Eye yanındaki Christmas market  -(bu nasıl bir betimlemedir 🙂 –

Cuma akşamı buradaki christmas markete gittik. Esas yol üstünde bir tane atari salonu gibi bir yere girdik. Orada Rick and Morty oyuncağı yakalamaya çalıştığınız bir oyuncak vardı ama tabiki kazanamadık 🙁 Neyse hemen London Eye’ın yakınında da bir Christmas Market kurmuşlar. Ama aşırı kalabalıktı ve ateş de yaktıklarından çok duman altı kaldık. Ama millet baya eğleniyordu. Storylerde yılbaşı kostümüyle gelen tipleri paylaşmıştım. Ne güzel tabi ben de isterdim iş çıkışı arkadaşlarla christmas markette buluşayım, sıcak şarabımı biramı içeyim.

Leicester Square

Burada da bir christmas market var ama bu meydan biraz sevimsiz geliyor bana. O yüzden bu christmas market’e şöyle bir hemen girip çıktık. Favorilerimiz yukarıda diğer bahsettiklerimiz. Sizin bildiğiniz başka varsa yorumlara yazabilirsiniz 🙂

Neler Yedik – Londra Yeme İçme Rehberi

Pret a Manger

Dize dize yazasım gelen yer. Her öğün kurtarıcı, müthiş lezzetli ve aşırı bütçe dostu bu dükkanlar artık Londra’nın gerçekten her yerinde. Önceden her köşeyi döndüğümüzde karşımıza çıkan pret a manger(pretamanje diye okunur- fransızca yenmeye hazır anlamında) artık her köşeyi döndüğünüzde 5 adet olarak karşınıza çıkıyor. Yani Londra’da asla aç kalmıyorsunuz. Kahvaltı için bademli kruvasan+kahve 1.5£, -fotoğraftaki-granola+yogurt+meyve(3£), öğle/akşam için ton balıklı sandviçi 2.5£. Her şey her zaman aşırı taze o yüzden çok seviyoruz. Bir de browniesi 😳😋.

Granger&Co

Kahvaltı/brunch için tercih edebileceğiniz bir yer. Özellikle Clerkenwell şubesinin aşırı ferah olduğunu söyleyebilirim. Fiyat olarak ortalama(kişibaşı kahveyle beraber yaklaşık 15£), lezzet olarak gayet başarılıydı. Ama internette abartılan bir ricotta pancakeleri var, biz deneyip pişman olduk. O konuda uyarabilirim.

Apres

Sağlıklı ve minik bir kahvaltı için tercih edebileceğiniz bir mekan. Çok çeşit arıyorsanız burası sizin için doğru bir tercih değil. Ama poşe yumurta-avokado-kızarmış ekmek üçlüsünü burada da bulabilirsiniz. Ama pancake müthiş değil.

Paul

Hızlı bir kahvaltı y da kısa bir kahve molası için tercih edebileceğiniz Paul, Pret a Manger kadar her köşede olmasa yine de baya bir noktada bulabilirsiniz.

Byron

Önceki gelişlerimizde de gidip sevdiğimiz bir hamburger zinciri. Şansımıza evimizin dibinde vardı, Londra’da bir çok noktada bulabilirsiniz. Oreolu milkshake denemeden de dönmeyin bizce.

Honest Burgers

Byron kadar fazla olmasa da Londra’nın merkezinde birkaç farklı noktada bulabileceğiniz bir hamburgerci. Biz pek beğenmedik. Sonuna kadar Byron’cıyız.

Bleecker

  Yine dünyaları yemişken bir de bu hamburgeri denemeyelim mi diyerek aldığımız ve baya beğendiğimiz burgerci. Biz Old Spitalfields Market’taki şubesinden denedik. Eminim ki başka yerlerde de vardır. Bu arada yine oreo milkshake vardı. Ben milkshake konseptine çok yakın olmasa da buradaki ve Byron’daki oreo milkshake’i çok beğendim ya.(bana kalori, tatlı olsun zaten beğenmediğim yok maşallah 🧿)

Sticks ‘n Sushi

Soho’daki şubesi çok büyük olmasına rağmen özellikle haftasonu rezervasyonunuz yoksa çok zor yer bulabilirsiniz. Ben sushisini öyle özellikle müthiş bulmadım ama kalabalık olduğumuz için şöyle bir masayı donatma imkanımız oldu.  Tabi sushi olunca konu bu masanın yansımasını hesapta da çok güzel gördük. 1 kadeh içkiyle de beraber kişi başı 50£ ödedik. (90£luk set menü vardı başlangıç ve sushili-fotoda  set menü var)

Franco Manca

Özellikle pizza yiyelim diye mekan araştırırken burayı bulmadık aslında. O yüzden üf Londra’nın en iyi pizzacılarından demeyeceğim. Karnımız açtı ve yakınımızda yüksek puanlı bu pizzacıyı görünce gitme kararı aldık-yoksa yine soluğu Byron’da alacaktık. Pizzaları lezzetli fakat uyarayım, fazlasıyla organik olan bu mekan ambalajlı içecek satmıyor. Pizzamın yanında kola içerim diyorsanız kendi yaptıkları Green Cola diye bir şeyi içmek durumunda kalabilirsiniz.

KC Creperie

Müzeleri gezdikten sonra çevrede dolaşırken çok tatlı bir meydana denk geleceksiniz. Bu krepçi de orada. Ben çok bayılmadım açıkçası.

My Old Dutch

Burayı önceki gelişimizde kahvaltı için krepçi ararken keşfetmiştik. Fotoğraflara da bakarsanız baya obeziteyi destekleyen bir mekan olduğunu görceksiniz 🙂

 

Pub’lar

Tabi ki biir sürü pub var gelip burada hepsini anlatacak değilim, sadece gittiklerimizden küçük bir bahsetmiş olayım.

The Swan – Pub

Hyde Park’ta biraz dolaştıktan sonra karnımız acıkınca puanı da yüksek bu pub’ı bulduk. Hem dışarıda oturma imkanı olduğundan hem de ısıtıcıları olduğundan pek rahat ettik. Şeftalili bira zaten favorim, fish&chips de iyiydi. Yalnız porsiyon çok büyük, 2 kişi paylaşmayı düşünebilirsiniz.

Mr Fogg’s Tavern

 

Bir akşam burada bira içip biraz vakit geçirdik. Kendimi en çok oralı gibi hissettiğim mekanlardan birisiydi.

 

Jon Snow – Pub :

Buna girmedik, sadece ismi hoşumuza gitti baya da kalabalıktı. Zaten Cuma-Cumartesi kalabalık olmayan pub yok. Hele Soho taraflarındaysanız..

 

 

 

 

 

Bonus : Bu kısımda gitmek isteyip gidemediklerimizi yazdım. Yukarıdaki listeye baksanıza 4 gün’e neler sığdırmışız 🙂

  • Breakfast Club : Londra’da birkaç noktada bulabileceğiniz breakfast clublarda baconlı yumurtalı pankekli gayet güzel kahvaltı menüsü var. Ama gittiğimizde bize 1 saat sonrası için yer olacağını söyledikleri için koşar adımlarla uzaklaştık.
  • Flat Iron : İçimizde kalan yerlerden bir tanesi. Londra şartlarına göre uygun fiyatlı bir et restoranı. Yalnız rezervasyon almıyorlar, yer yok ise sıra beklemeniz gerekiyor. Bir tane Covent Garden yakınlarında var. Not alınsın.
  • Dishoom
  • Monmouth coffee
  • Santa Nata(fotoğraftaki)

 

Neler aldık? Londra’da alışveriş

Primark:

Londra dendiğinde aklına Primark ve Harry Potter gelmeyen bizden değildir! İnanılmaz ama bu 5 günde gerçekten Primark’a sadece 1 saatliğine girebildik. O zaman da elime ne geçtiyse alıverdim. Primark’ta satılan it marka bavulları çok sevdiğimden bir kabin boyu edindim. Fiyatı : 35£. Bunun dışında çok vakit olmadığı için birkaç ıvır zıvır alarak doldurdum. 100 £’a yakın bir alışveriş yaparsanız yaklaşık 10£ tax free alabilirsiniz. Kasada form istemeyi unutmayın. Çünkü 10£ demek muhtemelen aldığınız birkaç parçanın bedavaya gelmesi demek.

 

Boots: İngiltere’nin Watsons – Gratis’i gibi düşünebilirsiniz. Yine çok fazla noktada var. En büyüğü sanırım Oxford Streette. Çok ihtiyacım olmasa da Boots’da 1£-2£ gördükçe alasım geldi. Ülkemizde de satılan İngiliz markası Simple o kadar ucuz ki kendime temizleme jeli-günlük nemlendirici- göz kremini toplam 6£’a aldım.

Ordinary: Ordinary bir kişisel cilt bakımı markası. Boots’larda da satılıyor ama kendi dükkanları da var. Gitmeden önce biraz araştırmıştım ama daha önce kullanmamıştım. Kendi dükkanlarına gidip ürünler hakkında bilgi alabiliyorsunuz ve size uygun ürünler konusunda yardımcı oluyorlar. Fiyatlar da 5-15£ arasında değişiyor.

Novelty Collection:

 

Sanırım baya popüler bir dükkanmış ama biz tamamen tesadüfen bulduk. Müthiş bir mağaza, özellikle benim gibi Potterhead’seniz kesin gitmelisiniz.

Forbidden Planet: Tam bir nerd dükkanı. Her yer çizgi roman, marvel, dc ve tabi ki Harry Potter’la dolu.

 

 

 

 

Author: Dilhan

Dilhan 1990 yılında Eskişehir’de doğdu ve gözleri çekik. İlkokul yıllarında çok fazla japon şakalarına maruz kaldı ama henüz Japonya’ya gidemedi. Onun yerine Erasmus’la Torino’ya gitti ve Avrupa’yı gezdi. Bu sırada Bilgisayar Mühendisliği’ni bitirmeyi başaran Dilhan, yine Koç Üniversitesi'nde MBA eğitimini tamamladı. Şu an çocuklara piyano dersi veriyor ve bir bankada IT departmanında çalışıyor. En büyük hayali ise bir koalaya sarılmak :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir