Hola Barcelona!

 

 

Barcelona

Çevremde kim Barselona’ya gitse şehre aşık olup gelince Barselona’ya olan merakım artmaya başlamıştı. Altı senedir Barselona’da yaşayan arkadaşım Agnieszka’yı ziyaret etmenin de zamanı geldi diyerek THY’nin kampanyasından Mart ayı için hemen bilet aldık.

Plaça de Catalunya

3 saatlik konforlu bir uçuş sonrasında havalimanından şehir merkezine Aerobus otobüsleri ile rahatça Plaça de Catalunya meydanına geldik. Şehre gelir gelmez gördüğümüz meydan ve binalar büyüleyici. Agniezska’yı beklerken hemen yakındaki bir restauranta oturup sangria ve tapas söyledik. 5 günlük gezimiz başlasın o zaman… Hola Barcelona!

Plaça de Catalunya

Barcelona’da Nerede Kaldık?

Agniezska bizi evinde ağırlamak isteyince tabiki hayır demedik. Merkeze çok yakın The Raval bölgesindeki küçük ve sevimli evinde kaldık. La Rambla caddesinin hemen paralelinde yer alan bölgede ev kiraları daha uygunmuş. Nedeni ise bu bölgede göçmenlerin yaşaması. Önceden pek de tekin olmayan bu bölgeyi düzenlemişler ve alternatif mekanların, otellerin açılmasıyla hareketli ve daha güvenli bir yer yapmışlar.

Raval_2 Raval_3

Barselona’da Nereleri Gezelim?

Agnieszka ile birlikte yaptığımız gezi planımıza lokal mekanlarda eklenmiş oldu. Gezimizi Mart ayında yaptığımız için hava çok sıcak değildi ama yürüyerek şehri rahatlıkla gezebildik.Barcelona’da gezilecek yerler listemin başında Gaudi eserleri yer alıyordu. Casa Battlo, Casa Mila, Sagrada Familia ve Park Güel. Zaman sıkıntımızdan dolayı ve güneşli havanın keyfini sahilde geçirmek istediğimiz için Casa Mila ve Casa Battlo’ya dışarıdan bir göz atıp gezme işini bir sonraki gelişime bıraktım.

Park Güell

Öncelikle söylemem gereken şey bilet almadan gitmeyin. tıktık Mart ayı pek turistik bir ay olmamasına rağmen sırada beklemek zorunda kaldık. Park Güell şehir merkezinde bulunmadığı için metro ile ulaşım sağlamanız gerekiyor. (Yeşil hat/ Vallcarca durağında inip 15 dakikalık yürüyüş yaptıktan sonra yürüyen merdivenleri kullanabilirsiniz) Parkta yaklaşık 2 buçuk saat  yorucu ama keyifli bir gezi yaptık. 

Park Güell

Sagrada Familia

Gaudi eserlerini arka arkaya gezince adamın sanatından etkilenmemek elde değil. Bitmeyen bir Gaudi eseri olan Sagrada Familia es geçmemeniz gereken bir yer. Ama kilisenin dışındaki vinçler binanın estetiğini bozuyor.Umut ediyorum ki çabucak bitirsinler. Erken saatler için bilet almanızı öneriyorum. Tıktık

sagrada familia

Hospital de Sant Pau 

Burayı gezdikten sonra Agniezska bize başka bir yeri göstermek istedi. Sagrada Familia’ya yürüyerek 20 dakika uzaklıktaki Hospital de Sant Pau. Katalan mimarisinin özelliklerini görebileceğiniz ve hala aktif olan bir hastane. Binaların özellikle çatılarında kullanılan renkler muhteşem. Bahçesinde portakal ağaçlarının olduğu huzur dolu mekan bir hastane kasvetini barındırmıyor. Cerrahpaşa görmüş bir insan olarak buranın hastane olduğuna inanasım gelmedi.

Sant Pau

La Rambla Barcelona’nın en kalabalık caddelerindne biri. Çevresinde restaurantlar, dükkanlar bulunuyor. La Rambla üzerinde hiçbir mekana oturmamamız ve alışveriş yapmamamız konusunda Agniezska tarafındna uyarıldık. O yüzden bu cadde üzerinden 10 dakikalık yürüyüş sonrasında devasa Mirador de Colomb yani Cristof Colomb Anıtı’nın bulunduğu Port Vell’e gelmiş olduk.

Port Vell
 Barselona limanında güzel bir yürüyüş yapmanızı öneriyorum. Barselona sokak heykellerinin bolca karşınıza çıkacağı bir şehir. Port Vell’deki 1992 Barselona Olimpiyatları için yapılan El Cap De Barcelona heykeli denklanşörünüze eminim takılacaktır.

El Cap De Barcelona

Mart ayında havanın güneşli zamanına denk geldiğimiz için Plaça Del Mar tarafında marketten aldığımız sandviçlerle sahilde piknik yaparak zamanımızı geçirmeye karar verdik. Sahil kasabalarında görmeye alışık olduğumuz görüntülerle karşılaşıyoruz briç oynayan amcalar, denize girenler, çoluk çocuk sahilde takılanlar… Şimdi gel de Barcelona’yı sevmedim de! Diyemiyorsun.

Plaça Del Mar

Barselona tarihinin başladığı yer ve eski şehir merkezi olan Barri Gothic Barselona’nın kaybolmak isteyeceğiniz bölgelerinden biri. 11. ve 16. Yüzyıla ait tarihi dokusunu kaybetmemiş binaların ve sokakların arasında dolanmak beni baya etkiledi.

Barri Gothic

La Seu Katedrali en güzel gotik mimarilerden biri. Haftasonları katedralin önündeki meydanda 7’den 70’e insanlar bir araya gelip Katalonya’nın geleneksel dansı olan Sardana dansını yapıyorlar. Sardana dansı Katalanların birlikteliğinin ve gururlarının bir sembolü sayılıyor. Katedralin önündeki gösteriyi denk getirip izlemelisiniz. 

La Seu

Plaça de Reial, La Rambla’ya 2 dakika mesade olan 1850 döneminde yapılan Barcelona’nın en önemli meydanlarından. Palmiye ağaçları ve mimarisiyle egzotik bir havası var.

Botero

 

Eğer benim gibi Botero ve kedi sever biriyseniz The Raval bölgesindeki Botero’nun tombik kedisini ziyaret edin. Bizim kaldığımız yere yakın olduğu için ben şahsen hergün önünden geçmeye özen gösterdim.Bulmanız zor olmasın diye linki buraya bırakıyorum. Miyav

Bence yeni bir şehrin keşfi için en güzel mekanlar pazarlar. Katalanlar ne yer, ne içer sorusunun cevabı ise La Boqueria

Burada özellikle egzotik meyve çeşitleri göze çarpıyor. Kendinize bir tabak alın ve keyfinize bakın.

 

 

 

 

Parc de Citutadella Barcelona’nın en yeşil alanı sanırım. Bu parkın içinde hayvanat bahçesi, bilim müzesi gibi yerler var. Etkileyici Cascada çeşmesini ve Triompf Kemeri’ni bu parkda görebilirsiniz.

Triompf Kemeri

Bunker Del Carmel ,tam olarak Barcelona seyir terası olarak tanımlayabileğim bir yer. Park Güell gezisi sonrası 15 dakikalık yürüyüşün ardından Barcelona’ya tepeden bakmış olduk. Yürüyüş yolu yokuş olduğu için çantanızda suyunuzu eksik etmeyin. Hatta yiyecek falan alıp manzaraya karşı güzel zaman geçirebilirsiniz.

flemenko

Barcelona’da son akşam bir flemenko gösterisine gitmeye karar verdik. Aslında flemenko Katalan dansı değil asıl Sevilla bölgesinde izlenmesi gereken bir İspanyol dansı. Ama ben hayatımda hiç flamenko izlemediğim için bu deneyimi yaşamak istedim. Palau Dalmases hem fiyat olarak uygun hem de çok güzel bir mekan. Umarım flemenkoyu bir dahakine Sevilla’da izleme imkanım olur.Dinimiz amin.

 

 

 

 

Barcelona’da Ne Yesek, Ne İçsek?

Yaptığımız gezi planında özellikle yeme ve içme mekanlarına Agniezska karar verdi. Bu yüzden lezzetli ve ucuz yemekler yeme şansımız oldu. Yaz olmadığından Sangria yerine daha çok rom içtik. Jamon Serrano (Spanish Ham) kuru et kesinlikle denemelisiniz. Sadece kuru et ve bira veren mekanlar göreceksiniz. Restaurantların tripadvisor linklerini ekledim açılış kapanış saatlerini önceden kontrol edebilirsiniz.

 

Can Paixano La Xampanyeria

canpaixano canpaixano canpaixano

Mekana gittiğimizde içerisi o kadar kalabalıktı ki nası gireriz diye düşünürken Agnieszka hemen paltolarımızı çıkarmamızı söyledi. Sonra kalabalığı yararak bir köşede kendimize yer bulduk. İyi ki de bulmuşuz! Kendi yaptıkları şarapları , yemekleri harika! Ve çok ucuz. Hatta saat 17:00’e kadar açık olan bir şarküterileri var. Biz zeytinyağı, kuru et aldık.Tavsiye ederim.

Fabrica Moritz

Moritz Moritz

Moritz Barcelona’da mutfağından ve atmosferinden zevk aldığımız mekanlardan biri. İsmi kendi ürettikleri bira markasından geliyormuş. O yüzden kesinlikle bira içmelisiniz. Yerel yemeklerden, hamburgerine kadar zengin bir menüleri var.

La Delicias

patatas bravassoslu midyeLa Delicias

Yaklaşık 3 saat süren Park Güel maceramızın sonunda kurt gibi açtık. Agniezska bizi pek turistik ve görünürde olmayan enfes bir mekana götürdü. Park Güel’e 15 dakika yürüme mesafesinde olan bu restauranta kesin gitmelisin. Gittiğimizde dışarıya uzanan kuyruk vardı ama biz bar kısmına geçtik. Sakın kuyruk var diye kaçmayın bar kısmına sıvışın:) Burada Patatas Bravas denedik. Soslu midye ve kalamar yedik. Hepsi de çok lezzetliydi.

Pollo Rico

pimientos pardon polo rico Jamon Serrano

Kapısından belki hiç girmeyeceğiniz bizim marmaris büfe tarzı atmosfere sahip, lokalin ötesinde bir restaurant. Merkeze yakın. Birinci katı evsizlerin yemek yediği bar atmosferine sahip ama ikinci katı aile salonu. Burada paella deneyebilirsiniz (tabi kaldıysa), tavşan yiyebilirsiniz (kocam yedi lezzetliydi), birde pimientos pardon (biber kızartması) tadabilirsiniz.

siesta

Barcelona kesinlikle bir daha gitmek istediğim şehirler arasına girmiş bulunuyor. Gezdiğimiz yerlerin,  yediğimiz yemeklerin tadı damağımızda kaldı. 5 gün Barcelona’yı kabaca gezmek için yeterli olsa da şehir kültürüyle, yaşantısıyla keşfedilecek birçok şey barındırıyor. Gezi boyunca krizin etkilerini çok net hissetmesek de Barcelona’da turistlerin dikkat etmesi gereken şey hırsızlar. Umarım bir sonraki gezimi yaz dönemine getirir sahilde siesta keyfi yaparım  😎 

Author: merve

Merve 1985 yılında doğdu. Katar’da yaşıyor. Tini mini ve deli ruhlu bir hanım olduğu için yaşının kadını olamadı. Hobi olarak sosyoloji okudu. Medya sektörünü kurtarmaya çalıştı olmadı. Erasmus’da tanıştığı arkadaşlarını ziyaret etme bahanesiyle gezmeye başladı. Önünü alamadık. İş gezisi dedi Orta Doğu’dan girdi Japonya’dan çıktı. Kocamla gezicem dedi 3 günde olsa Avrupa’ya kaçtı. Son durağı kürkçü dükkanı da olsa o gezmelere doyamadı, doymayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir