Atina’da 3 Gün

atina_zeus

*Temple of Olympian Zeus

Atina’da biz 3 gece kaldık. Size tavsiyem hafta sonu gezisi olarak planlamanız veya Yunanistan turu yaparken 1 gece burada konaklamanız yeterli olacaktır.

Konaklama – ulaşım

Biz (çok) uygun fiyatlı olduğu için ve güvenilir bir otel zinciri olduğu için Best Western Phytagorion otelini tercih ettik. Lokasyon olarak işlek bir cadde üzerinde ve Omonia metro istasyonuna 5 dk yürüme mesafesinde. Bunun dışında aşağıda yazdığım her yere yürüyerek gittik, otelin konumu gerçekten çok merkeziydi.

Metro bileti 70 saatlik olduğu için, şehir içerisinde kullanmak rahat olabilir.

Gidilecek Yerler

acropolis

 *Acropolis                                                            *National Garden

Antik kalıntılar + Acropolis

Monastiraki meydanından başladık biz gezimize. Roman Agora karşımıza çıkan ilk antik bölge. Buradan 12€’luk bir bilet aldık. Acropolis dahil 7 antik bölgeye girebiliyorsunuz. Öğrenci bileti 6€. Tek tek almak isterseniz her yere giriş 2€. Buradan Acropolis’e doğru gittik. Acropolis’in olduğu bölge çok hoş ve daha nezih, merkeze hiç benzemiyor. Athena tapınağı gerçekten çok büyüleyici, Atina manzarası da bonus.

Acropolis bölgesinde bir Tourist Information ofisi mevcut, çok yardımcı oluyorlar.

 

Plaka bölgesi

Değişik butik, hediyelik eşyacı ve bir sürü turistik tavernanın bulunduğu dar sokaklardan oluşan bir bölge. Öğle yemeği için kalabalık görüp güzel bir restorana oturduk fakat hem yemekler felaketti hem fiyatlar uçuktu. Yemek için bu bölgeyi hiç tavsiye etmiyorum.

Alışveriş için Ermou

Gittiğimiz her şehirde “Ay burası aynı İstiklal Caddesi” demeyi çok seviyoruz. Sizi yormayalım dedik, gittik Atina’dakini bulduk. Karşılıklı dükkanların olduğu araba girmeyen bir cadde. Kestaneciler bile var! Aynısı canım. Bildiğimiz Zara, Mango vb. dükkanların yanı sıra Tiger diye bir mağaza var. Tchibo gibi içinde ne ararsanız var. Enteresan şeyler var, girerseniz boş çıkmazsınız.

National Garden + Zeus Tapınağı

National Garden, Ermou caddesinin Parlamento tarafından kolayca ulaşılabilir. Parlamento’nun hemen arkasında kalıyor. Bir Hyde Park olabilirmiş ama olamamış, çünkü Yunanlılarda pek park kültürü yok anladığım kadarıyla. Öğlen saatinde koskoca parka  tek başıma girmeye korktum çünkü sadece evsizler vardı. Nerede bisiklet sürenler, nerede yürüyüş koşu yapanlar. Ama gerçekten bakımlı ve mandalina ağaçlarıyla dolu çok güzel bir park. Belki havalar ısındığında insanlar doluşuyordur buraya diyerek kendimi avuttum ve ana yoldan yürüyerek Zeus Tapınağına ulaştım. Size önceden bahsettiğim 12€’luk biletle buraya da girebiliyorsunuz. Yalnız 3’te kapanıyor. Pazar günleri açık.

Yemek

Oineas

oineas-athens

 

Trip Advisor’dan bularak gittiğimiz bu restorana biz bayıldık. 2 gece üstüste akşam yemeğimizi burda yedik. Garsonlar çok canayakın, sahibi çok şeker bir kadın, yemekler güzel ve fiyatlar çok uygun. İlk gece bize sakızlı likör, ikinci gece de özel bademli keklerinden ikram ettiler. Onun dışında yediklerimizi fotoğraflar daha güzel anlatır. Bu arada Oineas( ineas diye okunuyor ) şarap yapan kişiye deniyormuş.

Cafe Beneth

beneth-athens

İngiliz aksanınızla Beneth diye okumaya çalışmayın çünkü Veneti diye okunuyor. Karizmayı kurtardığımıza göre kahvaltısı ve tatlıları müthiş olan bu yer Omonia metrosunun olduğu meydanda bulunuyor. Bizim otele çok yakın olduğu için her sabah kahvaltımızı burada yaptık. Büyük bir zincir olduğu için başka yerlerde de karşınıza çıkabilir. Trip Advisor linki burada.

Krepçi

Avrupa’ya gitmenin en güzel yanı bence Nutella’lı krep. Yine gittim buldum ve yedim. Ermou caddesinin diğer ucundan devam edince Monastiraki meydanına varıyorsunuz. Krepçi de burada. Acropolis ve antik kalıntılar gezinize başlamadan önce atıştırabilirsiniz çünkü çok yürüyeceksiniz.

Taze meyve suyu satan yer : Novagea

Plaka bölgesinde dolanırken karşılaştığımız bu sevimli yer tam bir enerji deposu.

 

Author: Dilhan

Dilhan 1990 yılında Eskişehir’de doğdu ve gözleri çekik. İlkokul yıllarında çok fazla japon şakalarına maruz kaldı ama henüz Japonya’ya gidemedi. Onun yerine Erasmus’la Torino’ya gitti ve Avrupa’yı gezdi. Bu sırada Bilgisayar Mühendisliği’ni bitirmeyi başaran Dilhan, yine Koç Üniversitesi'nde MBA eğitimini tamamladı. Şu an çocuklara piyano dersi veriyor ve bir bankada IT departmanında çalışıyor. En büyük hayali ise bir koalaya sarılmak :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir