Yeni Başlayanlar İçin Katar

Kendini nasıl Katar’da nasıl buldun? Süreç senin için nasıl gelişti?

6 aylık Erasmus maceramı saymazsak Katar benim ilk uzun süreli yurt dışı deneyimim. 2017 yılında eşim Katar’daki bir inşaat firmasından teklif alınca İstanbul’daki hayatımızı bırakıp geldik. Bir süredir yurt dışında yaşamayı düşündüğümüz için böyle bir teklif olunca deneyimleyip yaşamak istedik. Önceleri yarı açık cezaevi olarak tanımladığım bu ülkeyi şimdi çok seviyorum. Alışık olduğum düzeni, ailemi ve arkadaşlarımı bırakmak kolay olmadı.Yeni insanlarla tanışınca benzer sıkıntıları yaşadığımızı fark ettim. Kimse için yeni bir ülkede, şehirde hayata başlamak kolay olmuyor.

Gitmeden önce ve gittiğinde nasıl bürokratik süreçlerden geçtin?

 Katar Türkiye’den vize talep etmiyor ve kapıdan 6 aylık (180 gün) turist vizesi alabiliyorsunuz. Katar’da 6 aydan uzun bir süre kalacaksanız ve çalışacaksanız bir sponsorunuzun olması gerekiyor. Mesela eşimin sponsoru çalıştığı şirket ben çalışmadığım için benim sponsorum eşim. Benim ülke giriş ve çıkışlarım eşime mesaj olarak gidiyor. Yani başınıza bir şey gelse her şeyden sponsorunuz sorumlu. Oturum izni için sizi yönlendirdikleri bir sağlık merkezinde kan örneğiniz ve akciğer filminiz çekiliyor. Fotoğrafım ve eşimin iş yerinden verdikleri evraklarla birlikte İç İşleri Bakanlığı’na gittiğimi hatırlıyorum. Kısacası hiçbir işlem zorlu olmadı. Kısa sürede de sistematik bir şekilde oturum iznim ve kartım çıkmıştı. Bir önemli bilgi ise Türkiye’deki sürücü belgeniz Katar’da geçiyor ayrıca bir sınava girmenize gerek kalmıyor. Bu çok avantajlı bir durum çünkü sınavlar çok zormuş insanları sınavdan geçirmediklerini duydum.

Adaptasyon sürecin nasıldı? Seni zorlayan şeyler oldu mu?

Adaptasyon sürecim çok uzun sürmedi. Zorlandığım şeyler vardı ama alışmamı kolaylaştıran koşullar daha fazlaydı. Katar’a İstanbul’daki iş ve sosyal çevremi bırakıp geldiğim için bir dönem kendimi umutsuz bir ev kadını gibi hissettim. Sosyal olmayı seven bir kişi olduğumdan ilk zamanlar kendimi çok yalnız hissettim.  Sosyal medya bu konuda çok yardımcı oldu. Katar’da çok fazla expat ve Türk yaşıyor. Facebook, Meetup gibi uygulamalarda burada yaşayan insanlarla ve gruplarla tanışma imkanınız oluyor. Göçmen Kadınlar, Göçmen Kadınlar Katar ve Katar’ın Perileri facebook grupları alışma sürecinde bana yardımcı oldu. Katar’da çalışma hayatınız yoksa evde delirmemek için  sosyalleşmek çok önemli. Ben de ilk zamanlar olabildiğince fazla insan tanıyıp sosyal bir çevre yaratmaya çalıştım.  Sosyalleşmekten yorulmuştum. En son kendimi örgü grubunda nakış işlerken buldum mesela. İyi ki de her buluşmaya gitmişim şimdi her telden ve her ülkeden arkadaşlarım var 😀

Katar’ın en zor dönemi hayatın durduğu Ramazan ayı. Mekanların, kafelerin hepsi gün içinde kapalı oluyor. Bu Hava sıcak olduğu için bu dönem evlerde buluşmalar oluyor.

Beni en çok zorlayan şeylerden biri havaydı.  Havalimanından çıkar çıkmaz yüzüme öyle bir sıcaklık geldi ki kendimi bir fırının içine girmiş gibi hissettim. Burada havanın gündelik hayata etkisi büyük. Genel itibariyle Ekim sonundan Mart sonuna kadar havalar çok güzel oluyor. 3 yıl içinde şunu fark ettim ki Katar Kasım’da güzel. Güzelden kastım dışarıda yürüyüş yapabilmek, oturup bir şeyler yiyip içebilmek. Kışın rüzgarın çok sert olduğu zamanlarda hava sıcak dahi olsa yine kapalı yerlerde vakit geçiriliyor. Buraya ilk geldiğimde herkes ‘çok şanslısın sıcak memlekette yaşıyorsun’ diyordu ve her gün denizden, havuzdan çıkmadığımı sanıyordu. Bilmiyorlar ki cehennem sıcağında yanıyorum  😯

Katar’da deniz ve havuz mevsimi çok kısa sürüyor. Denize girilebilen halk plajları var ama orada kıyafet kurallarına uymanız gerekiyor. Evlerin çoğunun kendi havuzları bulunuyor. Ama genelde otellerin plajları ve havuzları tercih ediliyor. Kasım, Aralık ayında denize girebilirseniz o zaman dünyanın dört bir yanındaki arkadaşlarınızı kıskandırabilirsiniz. 😉 Ama yazın onlar gezmeye başladıklarında siz cehennem sıcaklarında evde oturuyor olacaksınız. Çünkü yaz dönemi hava sıcaklığı 50 dereceyi bulabiliyor. Ülkenin nüfusu Haziran sonunda yarı yarıya düşüyor. Okullar kapanınca çalışmayan aileler çocuklarıyla birlikte ülkelerinde vakit geçirmeyi tercih ediyorlar. Burada dönem Eylül ile herkesin ülkeye geri dönmesiyle tekrar başlıyor. Hava kalitesi ne yazık ki çok kötü. Boğaz ağrılarına, alerjik hastalıklara hazırlıklı olun. Hava temizleyiciler burada çoğu evin baş köşesinde. Kum fırtınası olduğu zaman maske takılması öneriliyor. Dışarı çıkmadan günlük hava durumunu kontrol etmek gerekli.

Katar’da 10’dan fazla alışveriş merkezi bulunuyor. Burada tüketim hayatın temeli. Herkes yiyor, içiyor ve alışveriş yapıyor. Katarlılar için alışveriş nefes gibi bir ihtiyaç. Zamanla siz de sosyalleşmek için kendinizi alışveriş merkezinde buluveriyorsunuz. Hatta sıcakların yoğun olduğu yaz aylarında sırf yürüyüş yapmak için alışveriş merkezleri tercih ediliyor. Açıkçası bu beni mutlu etmiyor. Ama indirim zamanlarında Türkiye’den daha uygun şeyleri bulmaya ve almaya çalışıyorum.

Katar’da yaşadığımı duyan kişilerin ilk sorduğu soru ‘Orada kapanıyor musun?’. Hatta buraya geleceğimiz duyan birkaç aile büyüğü benim adıma göz yaşı dökmüştü. Oysaki Katar Arap ülkeleri arasında en rahat olanı. Başınızı kapatmak zorunda değilsiniz. Sadece belli yerlerde kıyafet zorunluluğu oluyor. Gittiğim devlet kurumlarında kadın erkek ayrıydı ve kıyafet kuralları uygulanıyordu. Mesela kısa kollu bir tshirt yada kısa etek giydiyseniz içeri alınmıyorsunuz. Bazı AVM’lerde ve müzelerde de kıyafet zorunluluğu bulunuyor. Günlük hayatta kapalı alanlar çooook soğuk olduğu ve dışarısı sıcak olduğu için illaki kendinizi koruma amaçlı ince gömlek yada hırka ihtiyacı duyuyorsunuz. Ben çantamdan şalımı hiç eksik etmiyorum mesela. Bu tarz durumlarda koruyucu oluyor. Buraya seyahate gelirken çantanıza şal, ince gömlek, ince hırka koymanızı tavsiye ederim.

Bir de çevreme Dubai’de yaşamadığımı anlatmam zaman aldı. Neyse ki Katar ismi son 2 yıldır Türkiye ile siyasi ilişkilerden kaynaklı daha çok duyulur oldu. Ama Arap ve zengin bir ülkeye gideceğiniz söylediğinizde herkes sizi Dubai’de yaşayacağınızı sanıyor. Sonrasında Katar hakkında bilgi verir bulacaksınız kendinizi. Açıkçası benim de buraya gelmeden önce Katar’ın coğrafi konumu hakkında bir bilgim yoktu. İnternetten haritaya baktığımda bu kadar küçük bir yere gideceğime şaşırdım.

Katar’ın resmi dili Arapça. Burada bulunduğum zaman diliminde Arapça bilmememin bir eksikliğini yaşamadım. Ülke nüfusunun %80’i expat olduğu için gündelik hayatta İngilizce bilmek yeterli oluyor. Hatta gündelik hayatınızı basit İngilizce ile çok rahat idare edebilirsiniz. İngilizce bilmiyorum diye sakın kendinizi eve kapatmayın. Türk dizilerinden dolayı Türkçe öğrenen çok fazla Katarlı kadınla tanıştım. Yolda sizin Türk olduğunuzu öğrenip muhabbet edebilirler hatta evlerine bile davet edebilirler. Katar Türklerin sevildiği nadir ülkelerden biri.

Fiyatlara alışmak biraz zaman aldı. Katar’ın para birimi Katar Riyali. 3 yıl önce Türk lirası ile aynı değerdeydi ama şimdi 1 Riyal 1.95 lira (Mayıs 2020). En azından TL’ye çevirirken 7 ile çarpmak gerekmiyor  😀 Katar pahalı bir ülke olmasına rağmen gelirler yüksek olduğu için bir şekilde harcamalar dengeleniyor. Markete gittiğinizde brokoliye 30 lira vermek istemiyorsunuz. Ama salaş bir mekanda ve lüks bir mekanda kahvenin fiyatı aynı. İndirimlerde bazı ürünleri Türkiye’den daha ucuza bulabiliyorsunuz.

Çalışma Koşulları da bana çok gelen sorular arasında. Katar’da çalışma koşullarında belli bir standart yok. Ama buradan bir iş teklifi aldıysanız size tavsiyem ev yardımı almanız. Kiralar çok yüksek olduğu için çoğu şirket çalışanlarına ya konaklama sağlıyor ya da konaklama için ayrıca para veriyor. Katar’da devlet tarafından belirlenen bir asgari ücret rakamı yok. Her sektörün kendi içinde belirlediği ücret skalası var. Hizmet sektöründe ucuz iş gücü olduğu için daha çok Flipinliler, Afrikalılar, Hintliler çalışıyor.

Ayrıca Katar en güvenli ülkelerden biri. İstanbul’da yaşayan biri olarak bu sürece alışmam da biraz zaman aldı. Burada yaşarken paranoyaklığım azaldı. Şu zamana kadar hiçbir hırsızlık, taciz gibi bir olay yaşamadım. Bir gün cüzdanımı kalabalık bir bölgede düşürmüştüm fark ettiğim zaman görevliye gittim ve cüzdanımı teslim aldım. Bu tarz çok olay yaşanıyor. Kadın olarak tek başınıza gelip gezebileceğiniz bir ülke.

Gurbet için bence Katar süper bir ülke. Türkiye ile aramızda saat farkı yok. Ailenizle istediğiniz zaman görüşebiliyorsunuz. Ben bazen açıyorum Facetime’ı kahvaltı yapıyorum bizimkilerle. Uçakla 4 saat. Pegasus, THY ve Qatar Airways’in her gün farklı saatlerde uçuşları oluyor. Acil bir durumda en kısa sürede Türkiye’de olabilirsiniz. Ailenizden uzaktayken bunlar insanı çok rahatlatıyor. 2017 yılında Arap ülkelerinin Katar’a uyguladığı ambargo nedeniyle, kara ile tek sınırı olan Suudi Arabistan başta olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Yemen Katar ile tüm hava, kara ve deniz trafiğini kesti. 4 yıldır süren ambargo ülkede milliyetçiğin doğmasına ve Katar’ın kendi kültürünü yaratmasına neden oldu. 3 yıl içinde müzelere ve yerel günlere çok fazla yatırım yapılmakta. Kültür turizmi Katar’ın önem verdiği bir alan. Bu da beni sevindiriyor 😉

Peki en çok özlediğin şey ne?

Katar’da hayat çok sıradan bir zaman sonra bir fanus içinde yaşadığınızı hissediyorsunuz yaşanmışlık yok. Türkiye’de sokaktaki sosyal hayatı ve yürümeyi özlüyorum.  İstanbul’da hafta sonu yaptığımız gezileri burada yapamaz olduk. Ambargo sonrası arabayla rahatlıkla gidilebilen Dubai’ye sadece uçakla gidiliyor. En yakın ülkelere bile biletler çok pahalı. Tek avantajımız Asya ülkelerine yakın olduğu için Sri Lanka ve Tayland’a gitme şansımız oldu.

En özlemediğim şeyi de hemen söylemek istiyorum trafik. Buraya geldiğimde toplu taşıma olmaması beni epey şaşırtmıştı. Ama 2022 Dünya Kupası dolayısıyla artık Katar’ın bir metrosu var. Bu Dünya için küçük ama Katar için büyük bir olay. Ülkede benzin ve araba ucuz olduğu için toplu taşıma gibi bir ihtiyaç yok. İlk geldiğimde devasa ve lüks arabalardan gözümü alamamıştım. Otoparklar araba galerisi gibi. Trafik ise okul, iş çıkışlarında belli bölgelerde belli saatlerde oluyor. Ben ulaşım işini Uber, Careem gibi uygulamalar kullanarak hallediyorum. Gayet uygun fiyatlara istediğiniz yere güvenle gidebiliyorsunuz. Bir yere yürüyerek gitmek çok nadir yapılan bir şey.

En çok merak edilen şeylerden biri de insan ilişkileri. Komşuluk var mı komşuluk? 🙂

Burada nüfusun %80’i sizin gibi olunca insan ilişkileri daha kolay oluyor. Dünyanın her tarafından arkadaşlarım oldu. İstanbul’da yeni insanla tanışma ihtiyacı duymuyordum ama Katar bana çok güzel dostluklar kazandırdı. Komşularım konusunda da çok şanslıyım. İlk defa komşuluk olayını deneyimlemiş oldum. Geldiğimin ikinci ayınca çok hasta olmuştum ve komşum çorba getirmişti. O günü asla unutmam. Keşke İstanbul’da da böyle komşularım olsa. Mesela market alışverişine gitmek buradaki en büyük sosyal aktivite. Türkiye’deki gibi yanı başınızda bir market ya da bakkal olmadığı için hafta sonları yüklü bir market alışverişi yapıyoruz. Ama evde bir anda bir şeyiniz eksik olabiliyor. İşte o anda komşularım imdadıma yetişiyor 🙂 Kısacası burada kadın dayanışması inanılmaz güçlü.

En sevdiğin semt/bölge?

Katar’da çok fazla yer yok. İki günde bütün ülkeyi gezebilirsiniz. Benim en keyif aldığım mekanlar. Mia Park, Souq Wakif, Katara ve Fire Station

En sevdiğin kafe/restoran?

Burada o kadar çok mekan var ki 🙂 Öncelikle biraz buradaki yeme içme durumlarından bahsedeyim. Katar’ın en güzel yanı burada Dünya mutfağını tadabileceğiniz birçok restoranın yer alması. Çin, İtalyan, Japon, Brezilya, Kore, Tayland ne isterseniz var ve çoğu kaliteli, ünlü şeflerin çalıştığı restoranlar. Lübnan bizim damak tadımıza en yakın ve lezzetli yemeklerin olduğu mutfak.

Katar mutfağında ise Hint mutfağının çok etkisi var. Yemekler karbonhidrat ağırlıklı. Et, pilav ve baharat yerel mutfağın olmazsa olmazı. Katar’da gönül rahatlığıyla istediğiniz yemeği deneyin. Katarlıların geleneksel Arap kahvesini, karak çayını ve çapatisini denemeyi de unutmayın. Marketlerde alkol satılması yasak. Sadece bir yerden o da özel kartınız varsa alkol satın alabiliyorsunuz. Ama otellerin içinde çok güzel publar ve restoranlar var burada alkol tüketimi serbest.

Maya (Meksika restoranı), Lawazar (deniz ürünlerini efsane yapıyorlar), Maru Korean BBQ, Trader Vics, Belgium (bira keyfi), Mia Cafe (manzarası çok güzel) sevdiğim birkaç mekan.

Oraya geldiğimizde neyi yapmadan dönmeyelim?

Çöl safarisi yapmadan dönmeyin. Katar’da çok güzel müzeler var ve hepsi ünlü mimarlar tarafından dizayn edilmiş. Mesela çöl gülünden esinlenerek yapılan Ulusal Müzeyi gezmenizi tavsiye ederim. Kütüphaneleri seviyorsanız yine eşsiz bir mimariya sahip Ulusal Kütüphaneye gidin. Souq Wakif ve yeni yapılan Msheireb bölgesini gezin. Zaten mekanların hepsi birbirine çok yakın.

Lokaller neler yapmaktan hoşlanıyor? Birisinin oralı olduğunu nereden anlarız? 🙂

Lokaller en çok alışveriş yapmaktan hoşlanıyorlar :)İnsanın çok parası olunca tabi neye harcayacağını şaşırıyor. Lüks arabalara binip gezmek ve süslenip alışveriş merkezlerinde boy göstermek en büyük aktivite. Katar’a geldiğinizde lokalleri giydikleri kıyafetlerden anlıyorsunuz. Erkekler bembeyaz ve jilet gibi ütülenmiş ‘thobe’ denilen kıyafetleri giyiyorlar. Kadınlar ise ‘abaya’ giyiyor. Tek tip kıyafetler olmasına rağmen o kadar bakımlı oluyorlar gibi kendilerine baktırıyorlar.

Korona günleri Katar’da nasıl geçiyor?

Mart ayında davet edildiğimiz ‘Gezgin Zirvesi’ etkinliğine katılmak için 2 haftalığına İstanbul’a geldim. Uçağa bindiğim gün Katar ilk vakasını açıklamış Türkiye’de ise henüz bir vaka açıklanmamıştı. Süreç o kadar hızlı gelişti ki uçaklar iptal oldu ve ben İstanbul’da kaldım. Eşim orada ben burada korona günlerini gönülden uzak geçiriyorum. 🙁  Katar korona ile ilgili önlemleri olabildiğince hızlı bir şekilde aldı. Ancak hizmet sektöründe çalışanların toplu alanlarda kalması vakaların sayısını yükseltti. Sokağa çıkma yasağı yok ama AVM’ler başta olmak üzere birçok yer kapalı. Katar’a yolu düşen bilir Katarlıların AVM aşkı başkadır acaba şimdi nerede salına salına yürüyorlar aldıkları son model çantaları kimlere gösteriyorlar merak içindeyim.

Kısacası Katar ilk zamanlar zorlandığım ama çevre edinmeye başlayınca benim için güzelleşen bir ülke oldu. Gurbet için çok ideal bir ülke olmasına rağmen fanus içinde yapay bir hayat yaşadığınızı da hissediyorsunuz. Burada herkes iş için geliyor ve iş bitince gidiyor. Kalıcılığı olmayan bir geçiş noktası gibi. Burada yaşayacaksanız kendinizi ve çevrenizi tanımaya zaman verin. Katar bazen çok sıkıcı olabiliyor ama iyi insanlar, unutulmaz deneyimler burayı güzelleştiriyor. Keşfetmekten korkmayın!

Diğer Katar yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

Author: merve

Merve 1985 yılında doğdu. Katar’da yaşıyor. Tini mini ve deli ruhlu bir hanım olduğu için yaşının kadını olamadı. Hobi olarak sosyoloji okudu. Medya sektörünü kurtarmaya çalıştı olmadı. Erasmus’da tanıştığı arkadaşlarını ziyaret etme bahanesiyle gezmeye başladı. Önünü alamadık. İş gezisi dedi Orta Doğu’dan girdi Japonya’dan çıktı. Kocamla gezicem dedi 3 günde olsa Avrupa’ya kaçtı. Son durağı kürkçü dükkanı da olsa o gezmelere doyamadı, doymayacak.

7 Replies to “Yeni Başlayanlar İçin Katar

  1. Katar’da dort yildir yasayan biri olarak soyluyorum, sahane bir yazi olmus. Son derece acik, akici ve kendin gibi neseli, zevkle yuzumde bir gulumseme ile okudum.
    Tebrik ediyorum.

  2. Harika bir yazı, Katar’da yaşamama rağmen büyük bir merak ve heyecanla okudum..Elinize sağlık..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir