5 Günde Tayland Gezi Notları

Katar’da yaşayanların tatil seçenekleri genellikle Asya oluyor. Çünkü Katar’dan Tayland, Bali, Sri Lanka, Filipinler gibi yerlere gitmek daha kolay. Eşimin 2 hafta izni olunca yurtdışı ve Türkiye olarak tatili ikiye bölüyoruz. Gönül isterdi 10 günü Tayland’da geçirelim ama uzakta olunca ailemizi de çok özlüyoruz.

5 gün Tayland için kısa bir zaman ama biz bu süreye Krabi ve Phuket’i sığdırdık. Zamanımız kısıtlı olduğu için eksisozlukteki yorumlardan  bulduğumuz Can bey ile rehberlik için anlaştık. Can bey 3 yıldır Phuket’de yaşıyor ve rehberlik yapıyor. Kendisi bu kısa zamanı değerlendirmemizde çok yardımcı oldu. Bizi havalimanından aldı ve Krabi’ye geçmeden önceki 5 saatlik zamanımızı Phuket’de geçirdik. Can beyin instagram hesabı @ceceyphuket

Uçak yolculuğumuz Katar’dan 7 saat sürdü. Tayland vizesiz olduğu için uçakta verilen bir kağıda istenilen bilgileri yazıyorsunuz ve pasaport kontrolünde veriyorsunuz. Phuket’e sabah saatlerinde vardık ve iner inmez ilk işimiz sim kart almak oldu. Tayland’ın para birimi baht. İki sim kart için 300 baht verdik. Para hesaplamaları benim korkulu rüyam. Bu yüzden telefonumdaki XE uygulaması kullanıyorum ve ücretin her kurda karşılığını görüyorum. Böylece ülkenin para birimine alışmak daha kolay oluyor. Tayland genel anlamda ucuz bir ülke. Can beyin dediğine göre bunun nedeni enflasyonun olmaması mesela 1998’den beri suyun fiyatı değişmemiş.

Phuket Havalimanı şehrin 40-45 dakika kadar uzağında yer alıyor.  Şehre gitmek için taksi yada otobüs tercih edebilirsiniz. Otobüs 1 saatten fazla sürüyormuş. Mart sonunda gelmiş olmamıza rağmen hava 35 derece. Bu arada Tayland’ın en iyi sezonu Aralık, Ocak, Şubat aylarıymış. Ama Katar’da sıcaklığa alıştığım için havaya uyum sağlamam kolay oldu. Tatil süresince hava ile ilgili bir sorun yaşamadık.

Havalimanından şehre gidene kadar Can bey ile sohbet ve biraz kestirmeyle geçen yolculuk sonrası sabah 10 gibi ilk durağımız Monkey Hill’e geldik.

Yürüyüş yapabileceğiniz, girişi ücretsiz kocaman bir park burası. Parkın girişinde maymunlar için fıstık satın aldık.  Sonrası inanılmaz! Fıstığın sesini duyan maymunlar etrafımızı sarmaya başladı.

Bu arada fıstık gerçekten çok lezzetliydi. Maymunlar ağzının tadını biliyor.Burada yaşasam her sabah kedi besler gibi maymun beslemeye gelirdim. Yalnız beslerken dikkat etmenizi öneririm çünkü bir tanesi rehberimizin üstüne zıpladı. Maymunların göğüs kısmında yer alan dövme veteriner kontrolünden geçtiği anlamına geliyormuş.

 

2.durağımız Phuket Old Town, Thalang caddesinde üzerinde Portekiz mimarisine ait renkli binalar var.

Phuket sömürü olmuş mu sorumuzu rehberimiz Can bey şu şekilde yanıtladı.Asyanın sömürge zamanlarında Phuket İngiltere ve Hollandanın hakimiyeti altında kalmış ama hiçbir zaman sömürü altında olmamış. Phuket aslen bir maden şehri. 1800 lü yılların başlarında kalay madenciliği dolayısıyla Çin den oldukça fazla göç almış. Bir kısım zengin Çinli madenci aileler Avrupa mimarisinden etkilenerek Old Phuket Town’un yapılmasına sebep olmuş. Alt tarafları 1800 lerden beri dükkan, üst katları da ev olarak kullanılmış. Günümüz kemerli yapı kullanışsız olsa da o zamanlar malum güneşi sevmeyen Çinliler bu kemerleri güneş ve yağmurdan korunmak ve rahat alışveriş yapabilmek adına tasarlamış.

Bu bölgede yeni nesil kahveciler, butik dükkanlar ve binalarda murallar yer alıyor. Thaivetro isimli dondurmacıda çok güzel ev yapımı dondurma yedik. Bizim zamanımız olmadığı için gidemedik ama Pazar günleri burası trafiğe kapatılıp  Lard Yai Market kuruluyor. Canlı müzik gibi eğlenceler yapılıyor. Yerel yemeklerden yiyip, hediyelik alışverişinizi buradan yapabilirsiniz. Phuket için başka bir market önerim ise Naka Market. Burada da yerel yemekler, ucuz (çakma) ürünler bulunuyormuş. Burası da sadece hafta sonları açılıyor.

3.durağımız Phuket’in en önemli tapınağı Chalong Temple. Tapınak ilgi çekici görkemli bir mimariye sahip.

Chalong Tapınağı’nın önemli olmasının nedeni Çin Coolie İsyanı. 1876 yılında maden işçisi Çinli göçmenlerin isyanında birçok insan hayatını kaybetmiş. İki önemli keşiş Luang Pho Chaem ve  Luang Pho Chuang bu istilaya karşı yerel halkı birlik ve beraberliğe çağırmış, yaralaları tedavi etmiş. Chalong tapınağı bu önemli Budist keşişine ithafen yapılmıştır. Tapınağın içinde 36 adet som altın buda heykeli yer alıyor.

Tapınağın içinde insanlar dua ettikten sonra dilek tutup çubukları sallıyorlar. Yere düşen ilk çubukta hangi numara çıkarsa onun bulunduğu kağıtları alıyorlar. İnanışlarına göre kağıtlarda dilekleri hakkında bilgiler yazıyor. Ben de aynısını uyguladım ancak yazılar ne yazık ki Tayca.

    

Tayland’da tapınak kurallarından biri omuzların ve bacakların açık olmaması. O yüzden çantanızda pareo gibi bir şey bulundurabilirsiniz. Ve tapınağa girerken ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor. Ama Big Buddha’da turistlerin ayakları yanık olmasın diye sanırım bu kural geçerli değil.

4.durağımız ise Phuket’in Chalong tepesinde yer alan Big Buddha Tapınağı. Sizi devasa bir Buda heykeli ve güzel Phuket manzarası karşılıyor. Buda heykeli 45 metre yüksekliğinde ve 2004 yılında yapımına başlanmış, 2008’de turist ziyaretine açılmış. Gelen bağışlarla yapımı hala devam ediyor.

 .

Bir efsaneye göre Buda burada meditasyon yapıyormuş. Dilek dilemek için yada budiste kendinizi kutsaması için para veriyorsunuz böylece sizin de katkınız oluyor.

Krabi 

Phuket’te görmek istediğimiz 4 yeri yarım gün içinde gezmiş olduk. Saat 3’teki Krabi’ye gidecek teknemize binmek için Rassada limanına gittik.  Biletilerimizi önceden Phuketferry internet sitesinden aldık. Hızlı botla 1 saat süren yolculuk sonrası  son durak Nopparat Thara iskelesine vardık. Tayland’ın güneyinde yer alan Krabi’de 3 gün kaldık.

Phuket’de sadece 5 saat geçirmiş olmamıza rağmen Krabi’nin sakinliği hemen hissediliyor. Krabi Phuket’e göre daha ucuz. Konaklama da burada daha uygun olduğu için bizim gibi Phi Phi adalar turunu buradan yapabilirsiniz.

Botları minibüs gibi düşünün konaklama olan adalarda turistleri indiriyorlar.  Ao Nang’da bulunan otelimize tuktukdan daha büyük minik kamyonet diyebileceğim araçlarla vardık.

Panan Krabi kaldığım en güzel otellerden biri. Konum ve konfor açısından çok iyi. Otelin havuzu büyük ve ağaçların arasında. Havuz barlarda happy hourlar oluyor. Sahile yürüyerek gidebiliyorsunuz. Çevresinde alışveriş yapabileceğiniz marketler yer alıyor.

İlk akşam yemeğimizi otelin içindeki Diplee Thai restoranında yedik. Lokal yemekleri tatmak adına burayı kesinlikle tavsiye ediyorum. Otel müşterisi olmanıza gerek yok.

Tayland’daki 2. günümüzü heyecanla beklediğim Fil Barınağı etkinliğine ayırdık. Filler Tayland’ın ulusal hayvanı.  Bu dev hayvanın Tayland’ın ulusal sembolü olarak seçilmesinin birkaç nedeni var; Tayland halkının filin inanılmaz gücünü, dayanıklılığını ve uzun ömürlülüğünü kutlaması en önemlisi.  Fil ayrıca, Budizm ve Hinduizm için de manevi öneme sahip. Bu nedenle  Budist tapınaklarında çok fazla fil heykelleri yer alıyor.

Ancak 2000’li yıllarda Tayland’da file binmek popüler bir turist eğlencesi olmaya başlamış.  Neyse ki son birkaç yıldır işkence gören fillerin kurtarılıp barınaklara yerleştirilmesi ve bilinçli turistlerin de gelmesiyle bu eylem giderek azalıyor. Tabi barınak adı altında bu işi hala sömürü düzeyinde kullanan yerler de var. Bizim gittiğimiz Ao nang  Krabi Elephant Sanctuary bu konuda gayet bilinçliydi.

     

Sabah otelden bizi aldılar ve fil barınağına yaklaşık  15 dk sonra vardık. Rehberimiz bize filler hakkında genel bilgiler verdi. Zamanında Tayland’daki fillerin sayısı 10.000 kadarken şimdi 3000-4000 arasındaymış. Barınaktaki kurtarılmış fillerin isimleri Malai, Tongpoon ve Kumsaen. Yaşları ise  46,63,47. Hikayeleri insanın içini acıtıyor. Mesela Tongpoon bacağına takılan zincirden dolayı yürümekte zorluk çekiyor.

Toplamda 10 kişiydik sakin ve doyasıya 4 saatimizi filleri besleyerek, çamur banyosu yaptırarak ve yıkayarak geçirdik. Mekan çok temizdi bize ücretsiz çay, kahve ve meyve ikramında bulundular.

Çamur banyosundan sonra duş alabileceğiniz yerler var. Tuvaletler de çok temizdi.  Fillerle geçirdiğiniz süre boyunca sizin fotoğraflarınızı çekip mail adresinize gönderiyorlar. İçinize mayonuzu giyerek gidin ve yanınıza havlu alın.

Tayland’a gelirseniz bir fil barınağına gidip onlarla bu şekilde vakit geçirin mutluluklarına benim gibi tanık olun. Lütfen fillere binmeyin! İki kişi bu etkinlik için 4600 baht ödedik.

Krabi’deki 3. Günümüzü hızlı botla Phi Phi Adaları turuna ayırdık. Bu tarz turları alabileceğiniz birçok firma var. Genelde fiyatlar aynı.  Bu tur seçeneğinde National Park için kişi başı 400 baht alınıyor.  Sabah 9’da çıkıp 4 gibi geldik. İlk durağımız Bamboo Island. Hava çok sıcak olduğu için National Park içinde kendimize gölge bir yer bulup doğayı seyrettik.

En çok sevdiğim Loh Samay Bay oldu. Şınorkelle renkli balıkların arasına yüzmek inanılmazdı.  Viking cave, bakıma alındığı için içeriye giremedik. Maya Bay, ‘Beach’ filminin çekildiği ada günde 2000 turistin akınına uğrayınca ziyarete kapatılmış. Monkey Island’da karaya çıkmadık ama kayaların üzerinde maymunları gördük.

Phi phi Adası’nda ise 45 dk mola verdik. Öğle yemeğini burada yedik. 40’ların sonundan itibaren adanın nüfusunun çoğunluğunu Müslüman balıkçılar oluşturuyor. Mekanların çoğunda alkol bulunmuyor ve restoranlarda Halal Food yazıları yer alıyor. Açıkçası ben Phi Phi adasını çok kalabalık ve turistik olduğu için beğenmedim. Ama tabiki fotoğraflarda muhteşem çıkıyor.

Krabi’de denize Ao Nang sahilinden girebilirsiniz. Sahil boyunca şezlong kiralayabileceğiniz ya da sahilde masaj yaptırabileceğiniz mekanlar bulunuyor. Bence en güzeli biranızı alıp sahilde güneşi batırmak.

Night Market yani Gece Marketleri lokal yemek denemek ve hediyelik eşya almak için en iyi yerler.  Krabi’deki en büyük night market sadece hafta sonları Krabi Town’da kuruluyor. Daha ucuza gitmek için taksi yerine Loko bus kullandık. Biraz sıkışık gittik ama sorunsuz bir yolculuk oldu.

Phuket

Tayland’da 4.günümüzün sabahı hızlı botla 1 saatte  Phuket’e vardık. Phuket limanına indiğimizde ücretsiz servis bizi otelimize götürdü. Geldiğimizden bu yana ilk defa yağmur yağdı. Muson yağmurları çok yoğun oluyor neyseki arabada olduğumuz için şanslıydık. Phuket’de şehrin merkezine yakın bir otelde kalmayı tercih ettik. Burassi Phuket Resort  temiz ve güzel bir oteldi.

Patong Plajı’na yürüme mesafesinde olduğu için günü orada geçirmeye karar verdik. Sahil halk plajı gibi çok kalabalıktı. Denizi ise sıcak ve bulanık. Ama gölgede dinlenip, çevreyi gözlemlemek bana iyi geldi.

Krabi’nin sakinliğinden sonra Phuket’in kalabalığa alışmak biraz zaman aldı. Tayland nüfusu son rakamlara göre 70 milyona yakınmış. Trafik yoğun olmasına rağmen tek bir korna sesi duymadım.

Benim gibi siz de yerel pazar gezmekten keyif alıyorsanız Jungceylon Alışveriş Merkezi’nin yakınındaki Banzaan Market’e gidin  Envai çeşit meyveleri satın alabileceğiniz hatta tadabileceğiniz kocaman bir manav.

Deniz ürünleri de bir o kadar çeşitli. Taylandlılar denizden babası çıksa yiyecek mideye sahipler.

Günün yorgunluğunu atmak için biran önce masaj yaptırmalıydık. Phuket’de çok fazla masaj salonu var. Hangisinin temiz ve aile salonu olduğunu anlamak zorlaşınca rehberimiz Can beyin tavsiyesi ile Juggceylon Alışveriş Merkezi’nin içinde yer alan Montra masaj salonuna gittik.  Fiyatları çok uygundu.  Buradaki masörleri deneyimleyince meğersem Krabi’de bizi mıncıklıyorlarmış.

Gelelim meşhur Tayland gecelerine! Bangla Road gece hayatının merkezi. Onlarca gece kulübünün, barların ve erotik gösterilerin yapıldığı bir cadde ama çoluk çocuk herkes burada. Trafiğe kapalı olan caddeye girer girmez önünüzü erotik showları satmaya çalışan kişiler kesiyor.

Restoran menüsü gibi show içerik ve fiyatların yer aldığı kartlar uzatıyorlar. Bu arada çok güzel canlı müzik yapan mekanlar da vardı.  Bangla Road’da yürürken gördüğüm eğlence hayatı beni şaşırttı ve düşündürdü. Tayland’ın kadını bir turizm objesi olarak kullanması ve bu durumu normalleştirmesi hoşuma gitmedi.

Phuket’deki son günümüzü James Bond turuna ayırdık. Tur fiyatları tekneye ve sağladıkları imkanlara göre değişiyor. Bazı turlar yerel tekneler ile sizi gezdiriyor ama hızlı botlarla yapılanlar daha konforlu oluyor. Tur için kesinlikle Sea Star firmasını tavsiye ediyorum. Fiyatı diğer turlara göre biraz daha fazla. Ama her kuruşunu hak ediyorlar. Bizi sabah otelimizden aldılar. Mekanlarında kahvaltı ve tur boyunca ücretsiz ikramları oldu. Rehberimiz çok tatlı biriydi. Herkesle tek tek ilgilendi.

Tur boyunca 6 adaya uğradık. Bunların sadece 3’ünde karaya indik. Tur boyunca gördüğüm güzelliklerden bir tanesi de bu maymun ailesi. 

Hong Adası’nda kanolarla gezdik. Buradaki doğa inanılmaz güzeldi.  Kano ücretleri turun fiyatına dahildi. Biz sadece kanoyu kullanan kişiye bahşiş verdik.

Öğle yemeğini  Ko Panyi adasında yedik.   Endonezyalı balıkçılar tarafından tahta sütunlar üzerine inşa edilmiş bir ada. Adada 1700 kişi yaşıyor ve hepsi Müslüman. Turların öğle yemeği için burayı tercih etmesi turizmi canlandırmış. Yemekler lezzetliydi. Yemeğimizi yerken yağmur bastırdı. Şanslıyız yine kapalı bir alandaydık.  Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur kısa bir süre diniyor geriye serinlik kalıyor.

Yemekten sonra adayı biraz gezdik. Ne yazık ki pis bir yerdi. Kendi içinde okulu, hastanesi ve gösterişli bir camisi var.

James Bond Adası’nın orijinal adı Khao Ping Kan. Tay dilinde birbirine yaslanmış tepeler demekmiş. 1974 yılında burada çekilen  James Bond filmi (2 dakikalık bir sahne) burayı turistik bir yer yapmış.

Adaya indiğimizde her yerden turist çıkıyordu. İlk defa bu kadar yaratıcı turist yoğunluğu ile karşılaştım. Herkes şekilden şekle girdi tabi ki ben de 🙂

Khai Nai son adamız. Gezi boyunca sadece burada denize girdik. Tur ücretsiz şnorkel veriyor.  Deniz dalgalı olduğu için ne yazık ki çok iyi yüzemedik. Adanın en sevdiğim yönü kedi sever olmasıydı.

Phuket’de denize girmek için Freedom, Paradise, Karon, Karla Noi, Railay plajlarını tercih edebilirsiniz.

Hayatım ani kararlarından birini Puket’de verdim!  Son akşamımızda bir delilik yapıp dövme yaptırdım. Benim gibi kararsız ve planlı bir insan için çok büyük bir karar. Ama şimdi iyi ki yaptırmışım diyorum. Dövmecilerin çoğu Avustralyalı ve  tabelalarında bunu kesinlikle belirtiyorlar. Temizlik, işçilik açısından Bloodline Tattoo önerebilirim.

Tayland’da Yemek Kültürü & Neler Yedik

Çinlilier 2000 yıl önce Tayland’a geldiklerinde yemek kültürlerini bu coğrafyaya bırakmış. Yemek çubukları Çinlilerden gelen bir özellik. Tayland yemekleri Hint mutfağından da etkilenmiş. Taylandlılar sabah, öğlen ve akşam aynı yemekleri yiyorlar. Bol bol meyve tüketiyorlar.

Kaldığımız otellerin kahvaltıları çeşitliydi. Hatta Krabi’deki otelimizde pişi yapıyorlardı. Çin’in kruvasanı olarak bilinen Patongko bizim pişi ile aynı. Her sabah Patongko’nun dibine vurdum 🙂 Bir de sabah içilen ‘Morning Glory’ adında bir çorba içiyorduk, çok lezzetliydi. Uzakdoğu ülkelerinde süt ürünleri tüketimi yok denecek kadar az. O yüzden ezine peynir, bal kaymak arayışına girmeyin:)

         

 

2017 yılında CNN Travel tarafından Dünya’nın en iyi 50 yemeği arasında 7 Thai yemeği yer almış. Bunlar Tom yom goong, Pad Thai, Som Tom (papaya salatası), Massamon Curry sosu, Green Curry sosu, Thai pilavı, Nodon çorbası. Phuket ve Krabi’ye Müslüman turist çok geldiği halal food yazan restoranlarda gönül rahatlığıyla yemek yiyebilirsiniz. Bu yiyecekler arasında favorim Pad Thai. Erişte içinde deniz ürünleri yada et ürünleriyle servis ediliyor. Tatlıları ise Mango Sticky Rice. Pilav ve Mango 🙂

Sokak yemeklerinin bu kadar fazla olmasının bir nedeni evlerde mutfakların çok küçük ve evde yapılan yemeklerin daha pahalıya mal olması. İnsanlar daha ucuz olduğu için genellikle dışarıda yemeyi tercih ediyorlar.

Pilav Tayland mutfağının olmazsa olmazı. Fotoğraftan da anlaşılacağı üzere pilavı çok seviyorlar. 🙂 Bizdeki ekmeğin karşılığı denebilir. Pilavı genelde buharda, yağsız pişiriyorlar. Tatil boyunca yemeklerin sosuna ekmek banamayınca Taylandlılar gibi pilava verdik kendimizi. Bir de ananas içinde pişirilen pilavlarını denedik. İlk başta burun kıvırmıştım ama tadına bakınca çok sevdim.

Taylandlılar denizden babası çıksa yiyecek mideye sahipler. Taze deniz ürünlerini burada rahatlıkla yiyebilirsiniz. Özellikle night marketlarda mangalda pişirilen Jumbo karides ve baby ahtapotları denemenizi tavsiye ediyorum. Ben bunların hiçbirini yiyemem derseniz de Tayland’da çok fazla alternatif restoran da var.  

Tayland tatili boyunca gördüğümüz her yerde Hindistan cevizi suyu içtik. Özellikle sıcakta bünyeye çok iyi geliyor.  Hindistan cevizinin içini kaşıkla yemenizi tavsiye ederim.  Tay dilinde fil anlamına gelen Chang, yerel biralarının da ismi. İçimi kolay güzel bir biraydı.

     

Marketten kurutulmuş muz cipsi ve mango kurusu aldık. Muz cipsinin bu kadar güzel olabileceğini tahmin etmemiştim!! Keşke stok yapsaydım 🙄

Tayland’a gitmeden önce yemekler konusunda çok uyarıldım. Midemin de biraz hassas olduğunu düşününce açıkçası korkuyordum. Buna rağmen ilk defa deniz anası yedim. Tadı lahanaya benziyordu.

Minik ahtapot, karides gibi deniz ürünleri çok tazeydi. Mangalda yaptıkları ve sosu kendiniz koyduğunuz için midemle ilgili bir problem yaşamadım. Yanıma aldığım ishal ve mide ilaçlarının hiçbirini kullanmama gerek kalmadı. Siz de bence bu konuda rahat olun lokal yemekleri deneyin.

Asya ülkelerini gezmek birçok açıdan farklı bir deneyim. Çantamı alıp gideyim diyemiyorsunuz. Mevsimine göre gezi planı yapmanız gerekiyor. Yerel hayata uyum sağlamak için daha çok çaba sarf etmek gerekiyor. Avrupa şehirlerini bir iki kere gittikten sonra her yerin aynı olduğu hissiyatını yaşarken Asya ülkeleri benim için keşif turuna dönüyor. Gördüklerim karşısında ağzım açık kalıyor. Tayland gezisi sonrasında hala kocaman bir fili yıkadığıma, beslediğime inanamıyorum. Doğanın güzelliği aklımdan çıkmıyor. Umarım sizin de tatiliniz benimki gibi muhteşem geçer!

İyi tatiller.

Son Olarak

Tayland  Türkiye’ye göre 4 saat geride.

Para birimi Baht

Konuşulan dil Tay.

Kapunkaaa teşekkürler demek.

Çantanıza güneş kremi ve katlanabilir yağmurluklardan yada minik şemsiye bulundurun.

Sivrisinek kovucu sprey ile mide, ishal ilacı alın.

Çantanızda tapınaklar için uzun kollu gömlek yada pareo bulundurun.

Tayland’dan kendinize deniz ayakkabısı, su geçirmeyen çanta alın. Deniz turlarında kullanışlı oluyor.  Hediyelik olarak ise hasır çantalardan alın. Pazarlık yapmayı unutmayın.

Marketten kurutulmuş muz cipsi ve mango kurusu alın.

Her gün masaj yaptırın. Özellikle ayak masajı günün yorgunluğunu çok güzel alıyor. Pamuk gibi oluyorsunuz.

Baş ve eklem ağrılarına iyi gelen aromatik kremlerden alın. Ben yanımdan eksik etmiyorum.

Instagram hesabımızdaki Tayland hikayelerini izlemeyi unutmayın.

Bu gezimiz sayesinde Milliyet gazetesi bizim fotoğrafımıza gazetede yer verdi. Filler Lokalturist’e şans getirdi.  😎

Author: merve

Merve 1985 yılında doğdu. Katar’da yaşıyor. Tini mini ve deli ruhlu bir hanım olduğu için yaşının kadını olamadı. Hobi olarak sosyoloji okudu. Medya sektörünü kurtarmaya çalıştı olmadı. Erasmus’da tanıştığı arkadaşlarını ziyaret etme bahanesiyle gezmeye başladı. Önünü alamadık. İş gezisi dedi Orta Doğu’dan girdi Japonya’dan çıktı. Kocamla gezicem dedi 3 günde olsa Avrupa’ya kaçtı. Son durağı kürkçü dükkanı da olsa o gezmelere doyamadı, doymayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir